Bilgi Yarışması, Ana Sayfa

Ana Sayfa

İkili Yarışmalar

Kelime Yarışmaları

Zeka Yarışmaları

Günlük

Foto Kulüp

Bir Soru

Serbest Kürsü

Dostluk

Üyelik
Ana Sayfa
Seçkin Üyelik
Mesaj Kutusu
Tavsiye Et
Tıkla Kazan
Ödül Listesi
Gruplar / Sıralama
Sohbet Odaları
  Üyelik
Kullanıcı adı
Şifre
Yeni üye
Şifremi unuttum
Tavsiye Edenlere 10,00 Bonus
Tavsiye edeceğiniz e-posta adresi


%50 Daha Hızlı Flash Menü

Toplam üye
2.044.487
Aktif soru
27.965
Aktif üye
538

Bayrak

GÜNLÜK ÖZELLİKLERİ
Günlük sahibi*sebo - Ne mutlu Türk'üm diyene
Günlük adıKÜTÜPHANE HAFTASI - Herkese açık günlük
Toplam okunma sayısı7598
Son güncelleme / Toplam kayıt12.5.2012 09:10:00 / Toplam kayıt: 2

GÜNLÜK KAYITLARI
KİTAP İDARE SANDIĞIYeni yorum girAç/Kapa

Yıl 1943.
Genç Mustafa’nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi’ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. ...Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok.
Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır:
“Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun.” Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.
– Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu?
– Alıyorum.
– Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten…
23 yaşındaki genç memur “Ne yapayım, ne yapayım?” diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce “Deli misin bey?” der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir.
O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir güçlükle üstesinden gelir.
Çünkü o zaman da şimdiki gibi, “Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da“ zihniyeti aynen var.
O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden utanmayan, ama ülkesine gram faydası da olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır.
İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne “Kitap İare Sandığı” yazar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.
Kütüphaneye de bir yazı asar:
“Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz.”
Köydeki çocuklar şaşırır.
Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var.
Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.
“Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. 0n beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak” der.
Mustafa artık Ürgüp’teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel’le köy köy gezmektedir.
Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca‘nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa’nın eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir.
Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar.
Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor.
Zenith ve Singer’e mektup yazar:
“Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım“ der. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. 0n makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa hakkında dava açar, “kendi görev tanımı dışında davranıyor” diye. 50 yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.
Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder. Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp’e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.

Girişimcilik ne biliyor musun?

Bulunduğun yere yenilik katmalısın.

Mutlaka adım atmalısın.

Yaptığın iş olduğu yerde durup duruyorsa, sende bir uyuzluk vardır arkadaş. İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer kaybettirir.

Bakın Nevşehir’den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat, milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.

                       



Kayıt tarihi : 9.5.2012 - Toplam yorum : 1

Yukarıda anlatılan olayda ilgimi en çok çeken konu, içinde bulunulan yıl ve Mustafa Bey'in yaşı oldu. 1943'ten bahsediyoruz, 2012'den değil. Bir ülkenin, 2012 yılına gelindiğinde bile okur-yazar olmayanlarının sayısı hâlâ milyonlarla telâffuz ediliyorsa 1943'teki durumunu düşünmek bile ürkütücüdür. Ve 23 yaşında gencecik bir insanın, tüm olanaksızlıklara ve zor koşullara rağmen, idealinden taviz vermeden hedefinde başarıya ulaşması ne kadar gurur verici bir durum. Hoş, Fatih de İstanbul'u fethettiğinde 21 yaşında değil miydi?:))

Türkiyem Türkiyem cennetim! Benim eşsiz milletim! :)

Paylaşım için teşekkürler Şebnemciğim... :)

 

Ş- Rica ederim Sumru Ablacığım. Böyle yazıları okuyunca birşeyler değişir diye paylaşıyorum .Ama ben de biliyorum yılların , teknolojinin  insanlar üzerinde zamana uydurmaktan başka değişiklik yapmadığını.

Dediğiniz  gibi canım Türkiyem:)

Sevgiler:) İyi pazarla şimdiden ..


Kayıt tarihi : 12.5.2012 09:10:00 - Yorum sahibi: *toldi


KÜTÜPHANE HAFTASIYeni yorum girAç/Kapa





26 Mart-1 Nisan 2012 tarihleri arasında kutlanacak Kütüphane Haftası'nın bu yılki teması "Kütüphaneler Sizi Değiştirir" olarak belirlenmiş. Hafta boyunca tüm İstanbul'a yayılan etkinlikler İstanbulluları bekliyor.

Birçoğumuzun hayalidir, çok paramız veya yeni bir evimiz olunca ya da evimizdeki fazlalıklardan kurtulunca güzel bir kütüphane oluşturmak. Ünlü ve zengin simalardan birkaçı bu hayali gerçekleştirmiş görünüyor. Aşağıdaki linkte hepimizin hayallerini süsleyen muhteşem kütüphanelerden bazıları görülmektedir.


http://www.sabitfikir.com/haber/unlu-simalarin-kutuphaneleri

 

Belki hayalimizdeki kütüphanelerimiz yok ama bizde burada; okuduğumuz, bizi en çok etkileyen , tavsiye edeceğimiz , birbirimizle paylaşacağımız kitapları yazalım ; Birmilyon Kütüphanesi kuralım . Ne dersiniz?

 








Kayıt tarihi : 25.3.2012 - Toplam yorum : 12

İlk ben son zamanlarda okuduğum ve çok etkilendiğim bir kitapla başlamak istiyorum. Okumayanların en kısa zamanda okumasını öneririm.

Bugüne kadar okumayı hep ertelediğim ve okuduktan sonra kendime kızdığım bir kitap “Başucumda Müzik”. Okudukça Kürşat Başar’ın ustaca kullandığı sözcükler, yaptığı tasvirler, olayın  ve zamanın kuruluşundaki sağlamlığı tam bir profesyonel olduğunu gösterdi .Okunası bir yazar olmanın tılsımı gözlem gücünden geçer. Zira yazarın gözleriyle şekillendiririz okuduklarımızı. Erkek dilinden kadın anlatımı ise maharet ve gözlemin birleşimidir. Kadın ve kadın duygusu anlatmaktaki yeteneğine hayran oldum. Romanın kahramanı benmişim gibi hissettim. 0nunla ağladım, 0nunla heyecanlandım.

Sayfalar hüzünlü ve güzel bir aşkı anlatırken hayata dair pek çok öğreti gizliyor satır aralarında. 0nlardan bazıları:

-Birini sevmek için nedenlerin yoksa 0nu gerçekten seviyorsun demektir. (s:209)

-Gizli bir şey yapmanın en tehlikeli anı uzun bir süre dikkatle uyguladığınız kuralları unutmaya, bunu aslında hayatınızın doğal bir parçası sanmaya başladığınız andır.(s.168)

-Aslında her şeye anlam veren zamandır.(s.440)


Kayıt tarihi : 26.3.2012 09:30:00 - Yorum sahibi: *sebo
Sevgili Şebnem kendimi bildim bileli kitapların kokusuna,onların arasında kaybolmaya bayılırım...Ayrıca çok değerlidir kitaplarım ve okuduğum her kitabı,tozlarını alırken bile görmekten ,yeniden hatırlamaktan keyif duyarım...
Okuduğum şu iki kitaba da bayıldım...Şimdi 0nlardan bahsedeceğim;ilki Elif ŞAFAK'ın "İskender"adlı kitabı...Her karakterde kendimi yaşadım adeta...Esma der ki"uzun hikaye diye bir şey yok"dedi Yunus."Bir anlatmak istediğimiz hikayeler var,bir de anlatmak istemediklerimiz"...(sf:32)
İkincisi Mürvet SARIYILDIZ'ın "İki Cami Arasında AŞK"adlı kitabı.
...Bir kez daha uzaktan seyretti gözbebeğini.Mihrimah'ın uzun sarı saçlarını,ayaklarına kadar uzanan eteğini gördü,camide.İçini çekti:"Ah ay meleğim,ruhumun sızısı !Bu camiye bakanlar seni görecek benim gözümle"dedi...
Teşekkürler Şebnem...Sevgiler:)

 

Ş-Okumuş olduğun her iki kitabını da geçen yaz okudum. Evet gerçekten okunası kitaplardan. Kitap okuma alışkanlığı bambaşka bir şey. Bir kere kazanıldı mı asla kaybedilmiyor. Sevindim bir kitap kurdu ile tanışmış olmaktan J Sevgiler Yeşim.

3 kitaptan daha bahsetmek istiyorum şimdi de. Aşkın Gözyaşları Mevlâna-Tebrizli Şem’s ve Kimya Hatun. Yaklaşık 6 aydır 0nlarla ilgili kitaplar okudum. Ama Sinan Yağmur’un kitaplarını okuduktan sonra tam manâsıyla anladım 0nları. Kendi ağızlarından anlatmış Sinan Yağmur. Manevi gücü anlamak istiyorsak muhakkak okumalıyız Aşkın Gözyaşları’nı.


Kayıt tarihi : 26.3.2012 18:39:00 - Yorum sahibi: cadı72

Kitaplar..:) Bazen uykusuz kalmayı göze aldığım, bazen çalan telefonumu bile açmadığım, bazen içine dahil olup, hayaller kurduğum dünyam..

Kitapları, kitap almayı severim..Ama paylaşmayı daha çok..Atakan'ın sınıfındaki velilere kitap vermek, okduklarını bilmek ve kitap üzerine konuşmak, inanılmaz mutlu kılıyor beni..Çok yakın bir arkadaşım "sayende 2 aydır 4 kitap okudum.." dedi ya, benden daha mutlusu olamazdı o anda..:)

Umarım çocuklarımız bizim izimizden giderler..Tek temennim bu..

Canım; en son Ahmet Ümit; "Patasana" okudum..Hititler, Hitit tarihi ve günümüz arasında geçen çok değişik, sürükleyici, sonunda insanı şaşırtan bir kitaptı..Şu anda, Nermin Bezmen'den "Sır" okuyorum..Güzel mi? Yani çok farklı ve ütopik bir kitap..Akıcı anlatımı var..Kitabın ortalarındayım, bakalım bitince fikrim ne olacak? :)

Sevgi ile kalman dileğiyle..Öpüyorum canım seni..:)

Ş- Evet seninle en güzel ortak noktamız kitaplar sanırım Arzucuğum. Fiilen değil ama telefon aracılığıyla epey kitap alış-verişimiz oldu. İnsanların saçma sapan şeylerle zaman geçirdiğini gördüğümde iyi ki kitaplar var diyorum. Ben kitaplarımı vermeye kıyamıyorum biliyorsun.Benim gibi sahip çıkacak okuyucular dışındaJ

Okumuş olduğun her iki kitabı da henüz okumadım. “Patasana” yı en kısa zamanda okuyacağım. Ama “Sır” uzak ihtimal J

Öpüyorum canım J

 

 


Kayıt tarihi : 27.3.2012 09:37:00 - Yorum sahibi: arzuulku

Kütüphaneler,kitaplar,yine şahane bir günlük açmışsın,teşekkürler eline sağlık.Şu an vaktim çok az,verdiğin linkteki fotograflara ,Woody Allen'ın kitaplığına baktım,daha sonra uzun uzun incelerim.Ben daha yeni Burak Eldem'in Fraternis isimli kitabını bitirdim.Çok beğendim.Şimdi havaalanına gidiyorum misafir karşılamaya öpüyorum:)

Ş- Teşekkür ederim Nur. Her şeyin başı paylaşmak değil mi? Seviyorum paylaşmayı J Özellikle de kitaplarla ilgili olunca. (Her ne kadar kitaplarımı paylaşırken bazen düşünüyorsam daJ )Okumuş olduğun kitabı okumadım. Beğendiysen okunacaklar listesine ekliyorum o zaman. İşin kötüsü o liste hiç bitmiyor, birini okuyunca aklım diğerinde kalıyor. Şu anda evde en 15 kitap okunmayı bekliyor .

İşinin arasında vakit ayırdığın için teşekkür ederim sana. Sabırsızlıkla bekliyorum yeni tavsiyeleriniJ

 

Beni en fazla etkileyen kitaplardan biri de “Boudica Kartalı Düşlemek”.

On ikisinde ilk düşmanını ölüren, yirmi birinde dünyanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğunun saldırısına karşı ülkesini savunan, kırkında kanlı bir isyanda halkına önderlik edip  bir efsaneye dönüşen savaşçı bir kızı anlatıyor.Heyecanla okunacak bir kitap.



 


Kayıt tarihi : 27.3.2012 15:49:00 - Yorum sahibi: *Bambu16N

Bir yerlerde okumuştum; "Sadece 15 dakikalık okumann bile hafifletemeyeceği hiç bir sıkıntı yoktur" diyordu. Öyle doğru ki... :)

Benim çocukluğumda öyle çeşit çeşit çocuk kitapları yoktu. Okuma alışkanlığını babamdan edindim. Bana her gün Ömer Seyfettin'den seçtiği hikâyelerden bölümler okurdu. İlk çocuk kitabımsa ilkokul 4. sınıftayken doğum günümde arkadaşımın armağan ettiği "Çalınan Taç"tı. 0nu, dünya çapında bir çocuk klâsiği olan "Küçük Prenses" takip etti.

Sonraki yıllarımda Küçük Prenses'i film olarak da bir kaç kez izlemiştim. Okuyup-izleyip de etkilenmemek mümkün değil.

Ş-Ben de geçen gün bir söz okudum bahsettiğiniz 15 dakikalık süreyi 0naylayacak. “Okumak bir deva, anlamak bir şifadır ” - R Necdet Evrimer. Ne kadar doğru değil mi? Günlük hayatta o kadar çok sorunla, sıkıntılarla karşılaşıyoruz ki bunlarla baş etmek için türlü türlü yollar arıyoruz. Sizinle de konuşmuştuk. Benim tek ilacım kitap okumak.Kesinlikle çok faydalı J

Benim çocukluğumda tek yazarım ve 0nun kitapları vardı. “Kemalettin Tuğcu”.O günün şartlarında bulabildiğim ve bildiğim tek yazar. En üzücüsü oradan oraya taşınırken 0nların hiç birini muhafaza edememiş olmam.Bu konuda sizi kıskandım doğrusu.

 


Kayıt tarihi : 27.3.2012 19:45:00 - Yorum sahibi: *toldi

Özellikle yurt dışında bulunduğum yıllarda, babamın okumam için gönderdiği kitaplar, sonradan kütüphanemin ilk değerleri oldu. Tabi zaman içerisinde sarardılar, eskidiler ve yıprandılar. Ama hâlâ kütüphanemin başköşesi 0nlara ait. 0nlara kütüphanemin emeklileri diyorum.:) Bakalım içlerinde neler varmış? " Ayn Rand'dan  Yaşamak İstiyorum", "Stephan Zweig'dan Acımak", "Clay Blair Jr'dan  Yaşamak Çabası" ve yıllardır değişmeyen başucu kitabım "Henri Charriére'den Kelebek" ilk aklıma gelenler. Vazgeçilmezlerimse Necati Cumalı ve Orhan Kemal...

En son okuduğum kitap, Ayşe Kulin'in kaleminden Türkân, şu an elimde tuttuğumsa Robert Sarmast imzalı Kayıp Cennet Atlantis... Birazdan okumaya başlayacağım. Bakalım kaç 15 dakikada beni rahatlatacak?

Eskisi kadar çok okuyamayanlar kervanına dahil olmaya başlasam da arkadan gelenler "Rula Jebreal'den Miral", "Stefanie Zweig'tan Yüreğim Sana Ait" ve "Ahmet Efe'nin kaleminden Nasıl Öldürüldüler"

Bak buraya da bayıldım, tam bana göre... :) Harika ışıklandırılmış ve sıcacık... Rüya gibi...:) Burası  Jula Child'ın kütüphanesiymiş. Ama Woody Allen'ın kütüphanesini de çok beğendim.:)

Yüreğine sağlık Şebnemciğim, bu çok hoş ve o nispete de yararlı günlükle günlük köşemizi şenlendirdiğin için teşekkürler... Gerek verdiğin linkte dolaşırken, gerekse yapılan yorumları ve senin cevaplarını okurken çok keyif aldım. Sevgiler...:)

Ş-Kütüphanenizde ki ve okuduğunuz kitaplardan okumadıklarım var. 0nlar da listeye eklendi. Özellikle bana hediye ettiğiniz O güzel Ayşe Kulin kitaplarından sonra edindiğim Ayşe Kulin hayranlığı.Çok severek bir çırpıda okudum her ikisini de. Tekrar teşekkür ederimJBeğendiğiniz kütüphane gerçekten çok güzel.Böyle bir kütüphaneye sahip olduğunuz da ilk konuğunuz olmak istiyorum ama J

Günlüğümü renklendirdiğiniz , kitap ve kütüphaneler konusunda ki güzel tavsiye ve yorumlarınız için ben size teşekkür ederim.Öpüyorum sizi J

 


Kayıt tarihi : 28.3.2012 10:07:00 - Yorum sahibi: *toldi

Bugün olağanüstü bir yazarın, Virginia Woolf'un ölümünün 70. yıldönümü. 28 Mart 1941'de, elli dokuz yaşında  bu hayattan ayrıldı.Kitapları okunası kitaplardan.


Kayıt tarihi : 28.3.2012 10:59:00 - Yorum sahibi: *sebo

Şu aralar ara ara okuyabildiğim bir kitap var  adı bende saklı kalsın isim vermeyeyim,sonra arkadaşların önerdikleri yani okudukları güzel kitaplardan birini okuyayım.:)

Ş- Adı  sende kalsın  tamam bari konusundan bahsetseydin birazJ  Yada en iyisi sen burada önerilen kitaplardan birini oku. Sonra buraya düşünceni yazarsınJ


Kayıt tarihi : 28.3.2012 18:16:00 - Yorum sahibi: *çarşı 10

Kitap demişken şiiri bu konunun dışında tutmak haksızlık olur diye düşündüm. Zaman zaman bizi bize yansıtan, kimi zaman duygularımızı dile getiren, kimi zaman üzüp, bazen de coşkulandıran şiirler ve 0nların değerli şaiirlerini de anmak istedim.  

Meselâ Mehmet Akif'in Safahat'ı, Ahmet Selçuk İlkan'ın Ayrılıkların Şairi adlı eseri, Behçet Necatigil'in Sevgilerde adlı şiir kitabı, Yunus Emre'nin Güldeste'si ve tabi Yahya Kemal'in Kendi Gök Kubbemiz adlı eseri kitaplığıma değer katan şiir kitaplarından bir kaçı... Bir de neredeyse her sözü mesel olmuş Ziya Paşa var. 0nu da zaman zaman bugünkü türkçesiyle bir arada okuyup, iyice anlamakta yarar var diye düşünüyorum.

Şiirden söz edince çok sevdiğim bir şiiri, Bülent Ecevit'in çevirisiyle Rudyard Kipling'in Adam Olmak şiirini zarif günlüğüne eklemek istedim.

ADAM OLMAK

çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
hem kendine güvenebilirsen eğer

bekleyebilirsen usanmadan
yalanla karşılık vermezsen yalana
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana

düşlere kapılmadan düş kurabilir
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
ne kazandım diye sevinir
ne yıkıldım diye yerinir
ikisini de önem vermeyebilirsen eğer

söylediğin doğruyu ve gerçeği büken düzenbaz
kandırabilir diye safları dert edinmezsen
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz ve
yeniden koyulabilirsen işe

döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın diline
baştan tutabilirsen yolunu

yüreğine, sinirine "dayan" diyecek
direncinden başka şeyin kalmasa da
herkesin bırakıp gittiği noktaya
sen dayanabilirsen tek başına

herkesle düşüp kalkıp yine de erdemli kalabilirsen
unutmayabilirsen halkı, krallarla gezsen de
dost da düşman da incitemezse seni
ne küçümser ne de büyültürsen çevreni

her saatin her dakikasına
emeğini katarsan alın terine
hakçasına bölüşürsen vicdanındaki adaleti
her şeyiyle dünya önüne serilir
korktuğun yerde el öpmez
hükümran olduğun yerde ezmezsen oğlum,

adam oldun demektir

 üstelik

ADAM GİBİ BİR ADAM

Şiir: Rudyard KIPLING (1865-1936)

Çeviri: Bülent ECEVİT (1925-2006)

 

Sevgilerimle... :)

Ş- Şiirleri ve değerli şairlerimizi ayırmak mümkün değil tabii. Her gün elimize geçip, bizlere değişik duygular yaşatan o güzelim şiirler.Seçtiğiniz şiir çok güzel. Yazana, çevirene ve paylaşan size teşekkür ederim .Sn.Bülent Ecevit’i de bu vesile ile saygı ile analım.

Yaklaşık bir hafta önce tesadüfen bir şairi keşfettim. Bugüne kadar nasıl görmemiş ve farketmemişim inanılır gibi değil. Aşağıda ki şiirine bayıldım Sumru Ablacığım JOkuduktan sonra fikrinizi konuşuruz.

SevgilerJ

 


Kayıt tarihi : 29.3.2012 12:43:00 - Yorum sahibi: *toldi

                                                       

                                                                    tüm varlığım karanlık bir âyettir benim
seni
kendinde tekrarlayarak
... yeşermenin ve çiçeklenmenin sonsuz gündoğumuna
götürecek

ben bu âyette senin için ah çektim, ah!
ben bu ayetle
ağaçla ve suyla ve ateşle bütünleştirdim seni

hayat belki
bir kadının her gün filesiyle geçtiği uzun bir caddedir
hayat belki
bir adamın kendini dala astığı iptir
hayat belki
okuldan dönen bir çocuktur
hayat belki
iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır
ya da
yoldan geçen bir başkasına
şapkasını kaldırarak anlamsız bir gülümseyişle
"günaydın" diyen adamın
şaşkınca karşıya geçişidir

hayat, bakışlarımın
senin gözbebeklerinde
kendini paramparça ettiği
o tutuklu andır belki
ve bakışım kendisini
aydınlığın ve karanlığın idrakiyle
karıştıracağım duygusu içindedir

yalnızlık boyutlarındaki bir odada
tek aşklık kalbim,
kendi mutluluğunun yalın bahanelerine
saksıdaki çiçeklerin güzelce soluşuna
evimizin bahçesine senin diktiğin fidana
ve bir tek pencere için öten kanaryaların şarkısına
bakıyor

ah!
bana düşen budur
bana düşen budur
bana düşen
bir perdenin asılışının benden aldığı gökyüzüdür
bana düşen terk edilmiş merdivenden inmek

ve yalnızlık içinde çürümekte olan bir şeye ulaşmaktır
bana düşen hatıralar bahçesinde hüzünle dolaşmaktır
ve "ellerini seviyorum"
diyen sesin kederinde ölmektir

ellerimi bahçeye dikiyorum
yeşereceğim biliyorum, biliyorum, biliyorum
ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın arasına
yumurtlayacaklar

küpeler takacağım kulaklarıma
kıpkırmızı kirazlardan
ve tırnaklarıma yıldızçiçeği yaprakları yapıştıracağım
çocukları bir zamanlar bana âşık
bir sokak var orada
aynı dağınık saçları, ince boyunları ve sıska bacaklarıyla
o çocuklar,
bir gece rüzgârın alıp götürdüğü
o küçük kızın masum tebessümünü düşünüyorlar hâlâ

bir sokak var
kalbimin
çocukluğumun mahallelerinden çaldığı

zaman çizgisinde bir oylumun yolculuğu
ve bir oylumla gebe bırakmak zamanın kuru çizgisini
bir aynaya misafir gidip dönen
bilinçli imgenin oylumuyla

ve işte böyledir
biri ölür
ve geride kalır biri
hiçbir avcı
çukura dökülen sığ derede
inci avlayamaz

hüzünlü, küçük bir peri tanıyorum ben
okyanusta yaşayan
ve yüreğini ahşap neyinde
usul usul çalan
hüzünlü, küçük bir peri
geceleri bir buseyle ölen
gün ağarırken bir buseyle yeniden doğacak olan...

Furuğ Ferruhzad
   


Kayıt tarihi : 29.3.2012 13:18:00 - Yorum sahibi: *sebo

TÜRK-YUNAN ŞİİRİ

sıla derdine düşünce anlarsın
yunanlıyla kardeş olduğunu
bir rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde istanbul çocuğunu
türkçenin ferah gönlünce küfretmişiz
olmuşuz kanlı bıçaklı
yine de bir sevgidir içimizde
böyle barış günlerinde saklı
bir soyun kanı olmasın varsın
damarlarımızda akan kan
içimizde şu deli rüzgâr
bir havadan

bu yağmurla cömert
bu güneşle sıcak
gönlümüzden bahar dolusu kopan
iyilikler kucak kucak
bu sudan bu tattandır ikimizde de günah
bütün içkiler gibi zararı kadar leziz
bir iklimin meyvasından sızdırılmış
bir içkidir kötülüklerimiz
aramızda bir mavi büyü
bir sıcak deniz
kıyılarında birbirinden güzel
iki milletiz
bizimle dirilecek bir gün
Ege'nin altın çağı
yanıp yarının ateşinden
eskinin ocağı
önce bir kahkaha çalınır kulağına
sonra rum şiveli türkçeler
Boğaz'dan söz edersen rakıyı hatırlarsın

Yunanlıyla kardeş olduğunu
sıla derdine düşünce anlarsın

Bülent ECEVİT

Bülent Ecevit'in çevirisinden sonra bir de kendi kaleminden ve beni her okuyuşumda derinden etkileyen bu duygu yüklü şiirini paylaşmak istedim.

Yeri gelmişken Sayın Bülent Eceviti ben de sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum.

Yukarıda paylaştığın şiiri ben de daha önce okumamıştım Şebnemciğim. Ayrıca şairini de tanımıyordum. Burada görünce küçük bir araştırma yaptım. Kısacık ömrüne ne çok şey sığdırmış meğer... Hem de 0nca zorlu koşullara rağmen...

Ş- “Yunanlı ile kardeş olduğunu sıla derdine düşünce anlarsın “  Kıbrıs Barış Harekâtı ve yaptıkları geldi aklıma birden. Gerçekten ne kadar duygu yüklü bir politikacımızdı. Nurlar içinde yatsın.

Furuğ Ferruhzad  ne kadar özel bir şairmiş meğerse. En kısa sürede kitaplarından edinip, paylaşacağım sizinle.

Sevgiler Sumru Ablacığım J

 

 


Kayıt tarihi : 30.3.2012 09:32:00 - Yorum sahibi: *toldi

İşte Kütüphaneler Haftası'na yakışır bir proje! Bursa'ya bağlı Nilüfer İlçesi'nde belediye tarafından gerçekleştirilen bu proje pek çok şair adayına da ilham kaynağı olacak gibi :)


TÜRKİYE'NİN İLK ŞİİR KÜTÜPHANESİ

... 48. Kütüphane Haftası’nda Bursa'ya 2 yeni kütüphane kazandıran Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Şiir Kütüphanesi’ni de hizmete açtı. Nâzım Hikmet Kültürevi bünyesinde düzenlenen Şiir Kütüphanesi çok sayıda şairin kendi şiirlerini seslendirdiği keyifli bir programla hizmete girdi.

Kütüphanenin koleksiyonunu; Türkçede yayımlanmış şiir ve çeviri şiir kitapları, şiir antolojileri, şiir inceleme ve araştırma kitapları, şiir ya da şair hakkında hazırlanmış tezler, şiir ve edebiyat dergileri, şair mektupları, şair el yazıları, ses ve video kayıtları ile çeşitli afişler, fotoğraflar ve broşürler oluşturuyor. Şiir kitaplarının ödünç alınıp verilebileceği, araştırmalara kaynaklık edebilecek eserlerin ise sayısallaştırılıp çevrimiçi olarak da paylaşıma sunulacağı Kütüphane, Türkiye’nin şiir ve şair belleği olmak gibi çok özel bir amaca sahip. Çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak olan “Şiir Kütüphanesi”nde okumalar, söyleşiler, atölyeler ve şiir konulu sempozyumlarla paneller düzenlenecek. Şiir Kütüphanesi’nde internete erişim olanağı, şiir sergileri ve çocuk bölümleri de bulunuyor.

Kayıt tarihi : 2.4.2012 09:50:00 - Yorum sahibi: *sebo




Günlük yazmak için üye girişi yapmalısınız, üye girişi yapmak için buraya tıklayın.




Günlük nedir? | Günlüklerim | Yeni kayıt | Günlük ara

Kelime Cambazı
Kelime Cambazı
Toplam 0 yarışmacı
Kelime Hazinesi
Kelime Hazinesi
Toplam 0 yarışmacı
İkili Bilgi Yarışmaları
İkili Bilgi Yarışmaları
Toplam 0 yarışmacı
Bir günlük hediye (ücretsiz) seçkin üyelik için buraya tıklayın

Ayın Yarışması

Ağustos ayı boyunca her gün Kare Karalamaca yarışmasına katılabilir ve hergün 48 TL değerinde bir yıllık seçkin üyelik kazanan kişilerden biri siz olabilirsiniz.
Hemen yarışmak için buraya tıklayın

Üye olan herkese
10 BONUS
Üye olmak için tıklayın
Tavsiye edenlere
10 BONUS
Tavsiye için tıklayın
Tıkla Hemen
Bonus Kazan

Bonus için tıklayın
İş ortaklığı | Web Master | Hakkımızda | Sık Sorulanlar | Bize Ulaşın
birmilyon.com bilgi merkezli bir sitedir, bilginin paylaşılması ve çoğaltılması ilkesine dayanarak,
birmilyon.com da yer alan hertürlü soru ve bilgi yarışması tamamen paylaşıma açıktır.
Seçkin üyelik | Bilgi yarışmaları | Kelime ve Zeka Yarışmaları | Günlük | Foto kulüp | Bir sorum var | Serbest kürsü
Normal üyelik | Bilgi yarışması | Çocuk yarışması | Soru gönder | Bir işlem | Bir kelime | Timsah avı
Kullanım Şartları | Güvenlik ve Gizlilik | birmilyon.com V8 turbo

Bilgi Yarışması

1,367188E-02